AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, patisinin Genel Merkezi’nde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “KHK’lıların tamamı görevlerine iade edilecek” açıklamasına tepki gösteren Çelik, “FETÖ ile mücadelede bu sözlerin oluşturduğu cari açık çok büyüktür.” ifadesini kullandı.

Partisinin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kapsamlı bir sunum gerçekleştirildiğini, sunumda AK Parti’nin dijitalleşmesi, akıllı çalışma yöntemleri ve hazırlanan çalışmaların ele alındığını aktaran Çelik, Meclis çalışmaları ile iç siyasetteki gelişmelerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da toplantıda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını belirtti.

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda AK Parti’nin güçlenmesi ve Cumhur İttifakı’nın gücünün artması bakımından yapılması gerekenler konusunda kapsamlı talimatları olduğunu kaydetti.

Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Riva’daki merkezine düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin Çelik, “(TFF Başkanı) Sayın Büyükekşi ile görüştüm. Geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şu anda tabii elimizde bir bilgi yok. Daha yeni bu olay gerçekleşmiş. Bunun tabii emniyet ve adliye bütün boyutları ortaya çıkaracaktır. Sayın Başkan’a geçmiş olsun dileklerimi ilettim. ” diye konuştu.

Tahıl koridoru anlaşması

Çelik, tahıl koridoru anlaşmasına değinerek, şunları söyledi: “Taşınması gereken 22 milyon ton gıda var. Bu, dünyada bir gıda krizinin ortaya çıkmaması için çok önemli. Fakat tüm bunlar yapılırken her zaman olduğu gibi bazıları ‘Türkiye Rus ambargosunu deliyor’ şeklinde bir kara propaganda ile bütün bu barış süreçlerini sabote etmeye çalışıyor. Burada hedef alınan şey Türkiye değildir, Türkiye’nin ortaya koyduğu bu müzakereci diplomasiyi devreye sokan ve sonuç alan iradedir. Eğer ortada bir barış ihtimali olacaksa da göreceğiz, Türkiye’nin önderlik ettiği bu inisiyatifler sayesinde barışın taşları döşenecek, barış böyle bir platformun üzerine oturacaktır. Dolayısıyla biz bu Tahıl Koridoru Antlaşması’nda Türkiye’nin ortaya koyduğu tutumu ‘Ambargo deliniyor’ şeklinde sunanların barışı istemeyen, barışı sabote etmek isteyen adresler olduğunu görüyoruz. Bu adresleri de not ediyoruz, bunlarla ilgili mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Yunanistan’ın Türk jetlerine tacizi

Ege ve Doğu Akdeniz’de görev uçuşu yapan Türk jetlerine, Yunanistan’a ait S-300 hava savunma sistemi tarafından radar kilidi atılmasına ilişkin de Çelik, şöyle konuştu:
“Uçaklarımıza Girit Adası’nda konuşlandırılmış S-300’ler vasıtasıyla radar kilitlemesi yapılması, NATO standartlarına göre düşmanca bir hareket olarak tanımlanır. Uçaklarımıza radar kilitlemesi yapılmasının NATO literatüründeki adı ‘düşmanca harekettir’. Şimdi bir NATO ülkesinin Türkiye gibi büyük bir NATO ülkesinin uçaklarına bir radar kilitlemesi yapması haddini aşmanın ötesinde, NATO birliklerine dönük düşmanca bir yaklaşımdır. Üstelik burada Türkiye S-400’leri aldığı için bu kadar gürültü çıkaranların dikkat etmesi gereken bir çelişki vardır. Türkiye S-400 aldığı için F-35 programından diğer alanlara kadar Türkiye’ye eleştiri getirenlerin, bir NATO ülkesi olan Türkiye’nin NATO içerisinde görev yapan hava kuvvetlerine ait uçaklara Yunanistan’ın S-300 sistemleri ile radar kilitlemesi yapmasındaki çelişkiyi net bir şekilde görmeleri gerekir. Burada hem hava sahamızı hem deniz sahamızı hem de gayri askeri statüdeki adalara dönük olarak Yunanistan’ın ortaya koyduğu tavrın herhangi bir şekilde hukukla bir alakası bir bağlantısı yoktur. Hak ve menfaatlerimize alakadar olduğumuz meşru ve hukuki meselelerimize kadar tüm bunlarda taciz eden taraf Yunanistan olarak gündeme gelmektedir. Dolayısıyla Yunanistan NATO angajman kurallarına göre düşmanca hareket olarak tanımlanan bir tutumla Türk Silahlı Kuvvetlerine dönük olarak bir yaklaşım sergilemektedir.”

Türkiye’yi S-400 aldığı gerekçesiyle eleştirenlerin Yunanistan’ın elindeki S-300’lerle radar kilitlemesine karşı seslerini duymak istediklerini vurgulayan Çelik, “Türkiye konusunda haksız yere seslerini yükseltenlerin Yunanistan’ın bu haksız eylemi karşısında ve sistematik olarak devam eden taciz eylemleri karşısında suskunluğu çifte standartın ötesinde bir anlam ifade eder. Sonuçta hava kuvvetlerimiz gereken karşılığı vermiştir. Radar kilitlemesi ya da başka düşmanca hareketler bertaraf edilmiştir ve boşa çıkarılmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu diplomasinin imkan ve kabiliyetleri ile çözülecek bir meseledir”

Çelik, Türkiye ile Yunanistan arasındaki meselelerin sahada değil, müzakere ve diplomasi masasında rahatlıkla çözülebileceğini belirterek, şöyle konuştu: “Türkiye büyük bir diplomasi devletidir, bu mesele radar kilitlemesi ile çözülecek bir mesele değildir. Bu mesele diplomasinin imkan ve kabiliyetleri ile çözülecek bir meseledir. Bununla ilgili olarak Türk diplomasisinin, Türk devlet geleneğinin çözüm kapasitesi yüksektir, çözüm formülleri de vardır. Ama çözüm istemedikleri için sürekli olarak bunu gündeme getirmektedirler. Sahadaki bu hareketlerinin tehlikeli sonuçları olabilecektir, bugün dünyanın hiç istemediği, hiç arzu etmediği bir şeydir bu. O yüzden Yunan makamlarına sağduyulu davranmalarını, diplomasiye önem vermelerini, tehdit, taciz, radar kilitlemesi ya da it dalaşı denilen bu hareketlerden literatürde bu şekilde kullanılan bu hareketlerden uzak durmalarını, uluslararası hava sahasında uçan Türk uçaklarına karşı sanki Yunan hava sahasında uçuyormuş gibisinden bir yalan propagandayla değerlendirme yapmalarını bırakmalarını tavsiye ediyoruz.”

By admin