Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Thani ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Bölge ve dünyanın olağanüstü günlerden geçtiği ifade eden Bakan Fidan, “Bu olağanüstü günlerde Katar’la olan dayanışmamızı göstermek için bugün heyetimizle beraber Katar’da bulunmaktayız. Meşguliyetine rağmen göstermiş olduğu misafirperverlikten ötürü değerli kardeşime, Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı Muhammed Bin Abdurrahman’a çok teşekkür etmek istiyorum. Her zaman kıymetli bir dost olmuştur. Gerçekten kendisi hem Katar için hem bölgemiz için büyük bir kıymetli değerdir. Bugüne kadar büyük bir mütevaziliğiyle o kadar çok arabuluculuk rolü için yer almıştır ki bir kısmını kamuoyu biliyor bir kısmını bilmiyor. Ama gerçekten hem bölge için hem küresel barış için çabalayan biridir. Kendisini ben ayrıca yürekten tebrik ediyorum” dedi.
“TÜRKİYE HER ZAMAN KARDEŞ KATAR’IN YANINDADIR”
Katar’ın bir kez daha arabuluculuk sürecinde saldırıya kaldığına dikkat çeken Fidan, “Hiç hak etmedikleri bir saldırıya maruz kaldılar ve bu saldırı da halihazırda devam etmekte. Her şeyden önce Katarlı kardeşlerimize Türk halkının ve Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmiş olsun dileklerini iletmek istiyorum. Sivillerin hayatını hiçe sayan ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıları kınıyoruz ve reddediyoruz. Bu tür saldırılar hiçbir zaman hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Türkiye kardeş Katar’ın her zaman yanındadır ve yanında olmaya da devam edecektir” dedi

“SAVAŞIN BİRİNCİ MÜSEBBİBİ İSRAİL”
Savaşın bölgedeki tüm ülkelerin güvenliğini tehdit ettiğini ve huzurunu sarstığını ifade eden Fidan şunları ifade etti:
Bölge ülkeleri ile dayanışmamız çerçevesinde malumunuz dün Riyad’daydık. Suudi Arabistan’ın daveti üzerine gittik. Savaş başladığından beri ilk defa bu formatta bir araya geldik. Gerçekten ihtiyaç olan bir toplantıydı. Toplantıda saldırıların hedefi olan kardeş ülkelerle tam dayanışma içinde olduğumuzu en güçlü şekilde teyit ettik. Riyad’daki istişarelerimize ayrıca saldırıların bir an evvel durdurularak ateşkesin sağlanması, çatışmaların yayılmasının engellenmesi ve krizin diplomatik yöntemlerle çözüme kavuşturulması hedefleri doğrultusunda ortak çaba gösterilmesinde mutabık kaldık. Açıkça ifade etmek gerekir ki bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın birinci müsebbibi malumunuz İsrail’dir. Diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir evrede İsrail’in kışkırtmalarıyla başlayan ve hedefleri genişleyen bu saldırılar sadece bölgemizi devasa bir savaş alanına çevirmekle kalmamış, aynı zamanda küresel istikrarı da sarsmıştır. Bu son derece hassas konjonktürde İran’ın taşıdığı tarihi sorumluluğunu da açıkça hatırlatmak durumundayız. Gerekçesi ne olursa olsun İran’ın bölge ülkelerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılar bölgesel istikrarın temellerine kastetmektedir ve kabul edilemez niteliktedir. Bunlar, ne İran’ın işine yaramakta ne bölgenin işine yaramakta. İran’a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa İran’ın herhangi bir gerekçe olmadan bölge ülkelerine yaptığı saldırılar da bir o kadar yanlış. Bölge ülkeleri arasında onarılması güç kalıcı kırılmalara yol açacak bu saldırıların ve tırmanışın derhal durdurulması gerektiğini İranlı muhataplarımıza her düzeydeki temaslarımıza her zaman net bir biçimde ifade ediyoruz.
Aynı şekilde seyrüsefer ve deniz güvenliğini tehdit eden eylemleri de eleştiren Fidan, “Bizim bu kriz karşısındaki tutumumuz son derece açıktır. Komşu coğrafyaları hedef alan her türlü eylemi reddederken bölgedeki istikrarsızlıktan beslenen İsrail’in kendi suçlarını ve işgalci politikalarını oluşturan bu bölgesel çatışma perdesi ardında aklama teşebbüslerine de asla müsaade edilmemelidir” dedi.

“İSRAİL’İN YAYILMACILIĞINA SET ÇEKİLMELİ”
Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulması ve tarafların endişelerinin müzakere zemininde ele alınmasının elzem olduğu hususunda Katar ile hemfikir olduklarını belirten Dışişleri Bakanı Fidan, “Diğer taraftan savaşın uluslararası toplumun dikkatini Filistin’den ve Gazze’deki trajediden uzaklaştırmaması gerektiğine dikkat çekmekteyiz. İsrail oluşturulan bu kaosu fırsat bilerek ateşkes ihlallerini pervasızca sürdürmektedir. Sahadaki durum vahametini korumaktadır. Ateşkesin sağlandığı tarihten bu yana 700’e yakın Filistinli kardeşimiz şehit edilmiştir. Batı Şeria’dan da her gün yeni olumsuz haberler gelmektedir. Doğu Kudüs’te başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara girişlerinin kısıtlanmasına ve tarihi statükoyu bozmaya yönelik İsrail eylemlerini de şiddetle kınıyoruz. İsrail, Gazze’de uyguladığı işgal ve yıkım politikasını Lübnan’da da hayata geçirmeye başlamıştır. Uluslararası toplum, İsrail’in oldubitti üzerine kurguladığı bu fırsatçı politikalarına karşı gerekli sorumluluğu üstlenmeli ve İsrail’in yayılmacılığına set çekmelidir. Bölgede gerçek ve sürdürülebilir güvenliğin yegane anahtarı, Filistin halkıyla adil ve onurlu bir barışın tesis edilmesidir” dedi.

“TÜRKİYE VE KATAR İKİ KARDEŞ ÜLKE”
Fidan, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Katar Emiri Şeyh Tamim’in vizyoner liderliklerinde müstesna bir seviyeye ulaşan ilişkilerimiz stratejik ortaklık ruhuyla her alanda güçlenerek ilerlemektedir. Türkiye ve Katar çetin sınamaları sarsılmaz bir dayanışmayla aşan, bu yönde her seferinde kuvvetli bir ortak irade ortaya koyan iki kardeş ülke olagelmiştir. Bugüne dek her badirede sergilediğimiz bu omuz omuza duruşu önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla inşallah sürdürmeye devam edeceğiz. İlişkilerimizi bilhassa savunma sanayi alanında atacağımız yeni ve somut adımlarla daha da ileriye taşıma hususunda hemfikiriz. Bu düşüncelerle değerli kardeşime bir kez daha teşekkür ediyor, görüşmelerimizin ve Ramazan bayramının tüm bölgemize hayırlar getirmesini yürekten temenni ediyorum” dedi.

“TÜRKİYE ELİNDEN GELENİ YAPMAYA DEVAM EDİYOR”
Bu süreçte Türkiye’nin üstlenebileceği rolün ne olduğuna ilişkin bir soru üzerine Bakan Fidan, “Daha önce de ifade ettiğim gibi Türkiye, bu savaşın durması için elinden geleni yapmaya devam ediyor. Başta Cumhurbaşkanımız, olmak üzere bizler gerçekten bölgedeki savaş daha da kötü bir duruma evrilmeden nasıl durdurulabilir, onun arayışı içerisindeyiz. Savaş başlamadan önce biliyorsunuz Cumhurbaşkanımızın, bu yönde girişimleri olmuştu. Kardeşimle beraber ortak girişimler yapma durumumuz oldu. Fakat maalesef savaş önlenemedi. Şimdi savaşın daha kötüye gitmesini nasıl engelleyebiliriz, nasıl durdurabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Biz hem Amerikalılarla hem İranlılarla konuşuyoruz. Yani bir defa nerede duruyorlar onu anlamaya çalışıyoruz. Mevcut şartlarda daha kötüye yayılmasını nasıl engelleyebiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Ulusal temaslarımız devam ederken bu çerçevede gayret gösteren kardeşlerimizle, başta Katar olmak üzere yoğun görüş alışverişimiz var” diye konuştu.

“BÖLGE ÜLKELERİNE SALDIRIYI HAKLI KILACAK BİR ŞEY YOK”
Dışişleri Bakanı Fidan, “Birincisi şunu görüyoruz; sadece bölgede değil, Asya’da, Avrupa’da, kuzeyde güneyde hemen hemen bütün dünya savaşın durmasını istiyor. Bu noktada tıpkı Filistin devletinin devlet olarak tanınması gibi muazzam bir fikir birliği var. Şimdi biz bu fikir birliğini nasıl eyleme dönüştürebiliriz? Hangi adımlar atılabilir bu mevcut şartlar altında, onun arayışı içerisindeyiz. Diğer taraftan tabii ki İran’la konuşurken savaşın yayılmamasını temin etmeye çalışıyoruz. İran kendisi vuruluyor ama bölge ülkelerine saldırmasını haklı kılacak bir şey yok. Buradaki bölünmeyi daha da artırıyor, savaşı yaygınlaştırıyor ve krizi derinleştiriyor. İran’a da bu konuda sorumlu bir ülke devleti olarak elimizden gelen en arkadaşça dostça nasihatleri de sürekli veriyoruz. Hem İran’ın menfaati için hem de bölgenin menfaati için. Buna da çalışmaya devam edeceğiz. Şartlar şu anda zor ama biliyorsunuz en iyi çözümler en zor şartlar altında kendisini gösterebiliyor. İnşallah bize düşen beraberce kardeşimle çalışmaya devam etmek” ifadelerini kullandı.

“TEK GÜNDEM MADDESİ NE TÜRDEN TEDBİRLER ALINMALI”
Dışişleri Bakanı Fidan, dün Riyad’da gerçekleştirilen toplantı ve savaşın gidişatına ilişkin değerlendirmesine ilişkin bir soruya, “Dün akşam Riyad’da gerçekleşen toplantı tek bir gündemle yapılan bir toplantıydı. Suudi Arabistan’ın daveti üzerine oraya gittik. 12 ülke olarak oradaydık. Savaştan, doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Tabii gündem, tek gündem maddesi, İran’ın bölgeye yönelik saldırıları nasıl durdurulur ve ne türden tedbirler alınmalı konusunda. Bölgedeki saldırıya doğrudan ve yoğun bir şekilde maruz kalan ülkeler bizim gibi kardeş ülkelerden nasihat aramaya yönelik bir toplantı yaptılar. Uzun sürdü. Ortak bir akıl araması içerisinde olduk. Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Yapılan saldırılar bizim başımıza bu derece yoğunlukla gelmediği için yakından hissetme imkanımız olmuyor. Ama muhataplarımızı dinledikçe yüzlerce dronun ve füzenin aynı anda gönderilmesi normal hayatın artık sürdürülemez hale gelmesi konusu, Artık bu devletleri kalıcı bir takım tedbirler alma yönünde harekete geçirmeye itiyor. Onlar tartışıldı. Tabi ki sonuç bildirisinde de yansıma tek gündem maddesinin etrafındaki konularla ilgili oldu” cevabını verdi.
“BİR YANLIŞ BAŞKA BİR YANLIŞA GİTMEMELİ”
Dün akşam toplantı öncesinde Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile toplantı sırasında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin aradığını söyleyen Fidan, “Onunla da görüştük. Hatta şöyle de bir diyalog oldu. Yani sen şimdi bizi arıyorsun yukarıdan da füzeler geliyor. Riyad’da az önce füzeler vuruldu. Yani bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad’a. Şimdi onlar da tabi kendilerince kendi diplomatik pozisyonlarının belli ortamlarda dikkate alınmasını istiyorlar. Onları dinledik. Gerekli cevapları verdik. Her zaman için bizim durduğumuz yeri biliyorsunuz. Yani biz onlara yapılan saldırıyı haklı bulmuyoruz ama onların da bölge ülkelerine yaptıkları saldırıyı haklı bulmuyoruz. Bir yanlış başka bir yanlışa gitmemeli. İran burada aslında çatışmayı bu şekilde yaygınlaştırma yolunu tercih etmemeliydi. Bu konudaki çalışmalarımız devam edecek” dedi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)
Etiketler: dünyadan , güncel , gündem , haber , haberler , sondakika